Tevhid din’ine büyük bir huşu ile yönelen müslümanlar; iki cihanı mamur etme adına neden, niçin, nasıl ve ne şekilde hayat süreceklerinin ana arter’lerini, bütün sorularının cevabını fatiha suresinde bulmaktadırlar. Ahiret’teki ceza ya da mükafat kişinin bu dünya’daki manevi bağıyla yakından ilişkilidir. Bu manevi bağın bütün temel verileri fatiha suresinde belirtilmektedir. Sadece Allaha ibadet değil, bir müslüman olarak sıratı müstâkim dediğimiz dosdoğru yolun mahiyetinin şifreleri fatiha suresinde açıklanmaktadır. Saadet, mutluluk, huzur yolları tek tek izah edilirken; daha önceki yaşamış olan toplulukların ibret alınacak hâl, tavır ve yaşantı biçimleri kıssa olarak gözler önüne serilmektedir. Fatiha suresinde dâlalet, sapıklık, isyankârlık gibi meseleler iblis âmeliyesi olarak gösterilirken, Allaha itaat, teslimiyet ve ihlas ile bağlanma fiili mükafatların en güzeli ile sunulmakta, Allahu teâlanın vaadi burada bütün acaba’ları, şek ve şüpheleri, kafalarda oluşabilecek her türlü ikilemleri tamamıyla yok etmektedir elhamdulillah…
Öyle bir sure’den bahsediyoruz ki; özelliklerini ne kadar saysak kesinlikle merâmımızı anlatabilmiş olmayız. Fatiha suresi hem Mekke ve Medine’de indiği ifade edilmektedir. Namazlarımızda en az iki defa okuduğumuz bu mübarek sure; içerdiği temel esaslar sebebiyle bir müslüman, mü’min için mutluluk, saadet ve huzura yeterli olan muhtevaya sahip olduğu beyân edilmiştir. Fatiha suresi aynı zamanda eş şafiye yani şifa veren ismi ile de bütün hastalıklara manevi bir reçete olması hasebiyle meşhur olan bir suredir. Bir bütün olarak nazil olan fatiha suresi dua, niyaz ve yakarışlarımızın kabul olduğu gönül rahatlığıyla ellerimizi yüzümüzü sıvadığımızda amin diyerek dilekçemizin mühürlenip yerine ulaştığına kâni olduğumuz rahatlığını veren bir suredir. Fatiha suresinde ikrar ettiğimiz rahman ve rahim kelimelerinin ihtiva ettiği, gönlümüze yaydığı bitmez tükenmez ümit deryası ile aciz bir kul olma konumumuz adeta kuvvetli bir sahiplenme dayanağı ile güç bulmaktadır…
Bazı sureler vardır ki; dinin özü o surenin içinde saklıdır. Fatiha suresi kur’anı kerimin anahtarı mesabesinde olan bir suredir. Fatiha suresi mü’minin her türlü sıkıntısını , meşakkatini gideren yok eden bir mucizeye sahiptir. Fatiha suresi Allah kelâmının başında bulunması dolayısıyla ve namazlarımızda olmazsa olmaz okunması zaruri olan bir mahiyet arzeder. Fatiha suresi bir bakıma Kur’anı kerimin önsözü konumundadır. Fatiha suresinde islam şeriatının temel esasları öz’lü bir biçimde yedi ayetine yerleştirilmiştir. El esas ve ana kavramları fatiha suresiyle kavram olarak aynı manayı içermektedir. Fatiha suresi aynı zamanda bir dua niteliği taşımaktadır. Fatiha suresi ile bizler hamdu senâ ediyoruz, Allahın rahmet, rahim sıfatlarını zikretmemizin yanında uluhiyet yani ilah olmasını beyân ederken rububiyet yani rab olma özelliğini, tekrar edilen yedili’yi günümüzün her saatinde, özellikle kılmış olduğumuz namazın her rekatında okuyarak kul olma makamımızı pekiştiriyoruz elhamdulillah…
Kardeşlerim, rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla başlanılan fatiha suresi, rab, melik, rahman, rahim ve din gününün sahibi olarak yalnız ve sadece tek ve bir olan ilahımız olduğunun beyânını bizlere izah etmektedir. Allah’tan başka kendi şahsına ilah ve rab arayanlar ebedi kaybedenler safında olacaklardır. Hamd yalnız Allahu teâlaya’dır. Allah celle şanuhu mutlak rabbimiz, kâinatın terbiyecisi, hâkimidir. Azamet, şeref, ululuk, yaratıcılık, o’na aittir. Övülmeye layık olan yegane gücün ancak Allahu teâla olduğunu vurgulamak boynumuzun borcudur. Çeşitli özellik ve güzelliğin sahibi insan olarak yaratılışımıza, Allahu teâlanın, peygamberlerinin yeğane önderler olduğuna, kitabının yeğane düstur olduğuna inanıyoruz. Bizim için son dua’ya duran sevdiklerimiz el açıp; el fatiha demeden kendi nefsimizi hizaya çekelim. İlimlerin kapısı olduğu bildirilen hazreti Ali efendimiz mealen diyor ki: * İlimler hazinesi Kur’an, fatiha suresinde; fatiha da besmelede özetlenmiştir…* Elhamdulillahi rabbel âlemiyn…
Sermedkadir…