Ramazan ayının son on gününde arayacağımız Kadir gecesinin nur’u üzerimize düşmüş bulunuyor. Kadir gecesi, Muhammed Ümmeti’nin faziletini ortaya koymakta, Allahü Teala’nın biz kullarına büyük dereceler vermek ve Cennetine koymak istediğini göstermektedir.Bu durum, Rabbimizin kullarına karşı rahmet, şefkat ve iyiliğinin bir göstergesidir inancını taşıyoruz. Kadir kavramının değer, kıymet, ölçü ve kudret manalarına geldiği bilinmektedir. Rabbimiz nasıl ahirette kullarına hikmetinden daha çok kudretiyle muamele edecekse; Kadir Gecesi’nde de aynısını yaşayacağız inşaallah. Bu gecede, Kadir gecesinin kıymetini bilmek, yağan mânevi yağmurla kâlbimizi yıkayabilmek için bir altın fırsat olarak bilmek gerekiyor. Kadir gecesini sevip, hürmet gösterip, ihya edenlere ne mutlu. Tirmizi’nin, Aişe validemizden rivayetle bizlere ulaştırdığı hadis mealen şöyle:**Ya Resulullah! Kadir Gecesi’ne eriştiğimde nasıl dua edeyim‘ dedim. Resûlullah (sav) şu duayı okumamı söyledi mealen: Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni de affet…’** Allahım bizleri affet, günah, kusur ve hatalarımızı bağışla sen her şeye kadirsin…
İnsanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkaran, hidayet rehberimiz Kur’anı kerim bu gecede inmeye başlamıştır. Kadir gecesinde Allah Rasulüne(s.a.v) ilk vahiy gelmiştir. Bir şeyin başlangıç ve ilki çok önemlidir. İnanıyoruz ki; Kadir gecesi, büyüklük ve değerini Kur’anı kerim’den almaktadır. Mademki Kur’an bu gecede indirilmiştir, öyleyse bizler bu geceyi Kur’anı okuma, anlama, kavrama, yaşama ve yaşatma ziyafeti yapmalıyız. Kur’anı kerimin mâanasına ve tefsir’ine ağırlık vererek onu idrak etmeli ve yaşamalıyız. Anladıkça ve yaşadıkça onu yaşatmanın aşkını ve şevkine ulaşacağımız ümid edilir. Buharide rivayet edilen bir hadis mealen şöyledir:** Kim faziletine inanarak ve mükafatını da yalnız Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini ihya ederse, geçmiş bütün günahları affolunur…**Cenabı hak bizleri günahları affedilen kulları zümresine dahil eylesin…
İnsanlığın kurtuluşu, Kur’an ilimlerini öğrenmek ve bütün problemlerinin çözümünü yalnız İslam’da aramaktan geçmektedir diye inanıyoruz. Çünkü İslam, Allahu teâlanın kulları için uyğun gördüğü son hak din’dir. Bu sebeple, İslam’dan başka sığınılacak emniyetli bir liman bulunamaz. *İslam üstündür, ondan üstün hiç bir şey yoktur…* İlmin kaynağı Allah teâladır. Allahu teâlanın ilmi geçmiş ve geleceği, aklımıza gelen her şeyi kuşatmıştır. O’nun bilgisi dışında hiç bir şey yoktur. O’nu tanımadan ilim öğrenilemez.Öğrenildiği sanılan *mâlumat* kabilinden şeylerdir ki,onlar da insanlığı huzur ve mutluluğa ulaştıramaz. İnsanlık, huzur ve mutluluğa ulaşmak için Allah’tan gelen bilgiyi elde etmek zorundadır. Buhari’de bizlere ulaştırılan hadis mealen şöyle:**Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi.** Rabbim bu mübarek geceyi kurtuluşumuza vesile eylesin…
Kardeşlerim, Kadir gecesinde inmeye başlayan ilk vahiy, Alak Suresi’nin ilk 5 ayetidir. İlk inen ayette ***Seni yaratan Rabbi’nin adıyla oku…***buyrulur. Bu ne muazzam bir hitaptır. *Yaradan Rabbinin adıyla oku* ve bunun sonucu olarak da ilim sahibi ol. Bugün, iki milyarlık İslam aleminin önündeki en büyük engel cehâlettir. Yani bilgisizlik. Muhammet Ümmeti, dinini yeteri kadar bilse inanıyoruz ki müslümanların durumu çok daha farklı konumlarda olacaktır. Müslümanlar, Kadir gecesi münasebetiyle, *Yaradan Rabbinin adıyla oku*emri üzerinde yeniden tefekkür etmeli ve bunun gereğini yapmaya karar verebilmeliyiz. İşte,*kıymet ve kudret* anlamına gelen Kadir gecesinin azamet ve şerefi yüksek bir gece oluşunun sebebi, Kur’anı kerim’in bu gecede yeryüzünü aydınlatmaya başlamasıyla mü’minleri nurlandırmıştır. Rabbim bizleri Kuranı kerimin ve Sünneti seniyyenin nurundan ayırmasın, her gecemizi kadir gecesi gibi ihya etme feraseti nasib eylesin…
Sermedkadir…