Rabbimize hamdu sena’lar olsun ki; beş vakit Namaz başta olmak üzere, Cuma, Bayram, Teravih ve bilinen nafrile namazlarımızda bizleri huzuruna kabul ediyor. Namaz başta olmak üzere ibadetlerden uzak yaşayan insalar, Namaz kılmadıklarını açık açık söylemeyti marifet biliyorlar halbuki, Allahın huzuruna kabul edilmediklerinin bilicinde değiller. Mutlaka huzur bulduğumuz ibadetlerden birisi de Teravih namazıdır. Cenabı hakka binlerce binlerce şükürler olsunki bizleri tekrar Ramazan ayına ulaştırdı. Ramazan ayına ulaşan mü’minler Teravih namazını kılarlar… Önce *Teravih* kelimesi üzerinde duralım. Teravih, tervihanın çoğuludur. Terviha; oturma, istirahat etme manasına isimdir. Kökü raha’dır. *Raha*; dinlenmek, ara vererek devam etmek, huzur bulmak, rahatlamak gibi manâlara gelir. Hazreti ali efendimizin rivayet ettigi bir hadiste, Peygamber efendimiz (sav) mealen şöyle buyurmaktadır: ** Kim, benden sonra öldürülen sünnetimi diriltirse, beni sevmiş olur. Kim de beni severse, benimle beraber olur…(Rezin) ** Asrı saadette, Teravih namazında müminler her dört rekattan sonra oturup dinlendikleri için bu namaz Terviha olarak sıfatlandırılmıştır…
Teravih namazı; 20. Rekat kıldığımız namazlarla, beş tervihadır. Sünneti seniyye ye ittiba eden mü’minler, günümüze kadar; bu terviha aralarındaki dinlenme esnasında kur’an okumuşlar, zikir çekmişler, hakkın rızasına uyğun ibadet etmeye gayret sarfetmişlerdir. Bizlerde inşaallah sünneti seniyye ye bağlı kalarak namazlarımızı eda etmeye ğayret sarf ediyoruz. Teravih’in vakti yatsı namazından sonra başlar, fecrin doğuşuna kadar devam eder. Bilindigi gibi, Teravih namazı; Ramazan ayı içerisinde mümin erkek ve kadınlara sünneti müekkede’dir. Orucun değil, vaktin sünnetidir. Dolayısıyle herhangi bir özürden dolayı oruç tutamayan kimseler de, teravih namazı kılabilirler. Bu husustaki tertib; önce yatsı namazını, sonra teravih namazını, daha sonra da vitir namazını edâ etmektedir. Cenabı hak bizleri sapıklıktan, bidat işlemekten ve bidatlarla meşgul olmaktan muhafaza buyursun. Allaha hakkıyla kul, Peygamber efendimize (sav) ise iteatkar bir ümmet olmamızı nasib eylesin…
Mü’minler olarak şükürler olsun ki; Peygamber efendimizin ümmetiyiz. Hedefimiz, gayemiz bilinçli, şuurlu bir ümmet olmaktır. Ramazan ayı ise bu bilincin yerleşmesinde en müsait bir zaman dilimidir diye inanıyoruz. Ümmet olma bilincinde yeryüzünün hangi noktasında olursa olsun, Müslüman barış ya da savaş halinde inananların yanında olma ve yardımına koşmala mükelleftir. Biz müslümanların, Ümmet olma bilincinde ahiret hesabı vardır. Allah rızası vardır. Cennet vardır. Ümmet olma bilincinde malı mülkü depolama yoktur, Müslümanın menfaatine sarf etme vardır. Ümmet olma bilincinde bulunduğu ortamda dostu düşmanı bilme vardır, dosta kucak açma, düşmandan emin olma vardır. Ümmet olma bilincinde ortamın haramlarını değil inancının helallerini yaşamak vardır. Ümmet olma bilincinde sistemler içinde “İnancımı ne kadar yaşıyorum? Yaşayamıyorsam neler yapmalıyım” düşüncesi vardır. Ya rabbi bizleri hakkıyla, Sıratı müstakimde olanlardan ve şeri şerife sımsıkı baglı kalanlardan eyle…
Kardeşlerim, öncelikle Müslüman olmak için Allah rasulüne (sav) inanmak esastır. Ümmet olma bilincinde yediği ekmeğin, içtiği suyun ne kadarı helaldir. Alışverişimi nasıl yapıyorum sorusu vardır. Dahası mutlaka ve mutlaka Ümmet olma bilincinde İslamı yeryüzüne hâkim kılma arzu, emel ve istegi vardır. ümmet olma bilincinin temellerinde öncelikle iyiliği emretme, kötülükten men etme vardır. Ümmet bilincinde Allahın iyi dediklerinde birleşme, kötü dediklerinden kaçma vardır. Ümmet olma bilincinde yeryüzünün herhangi bir yerinde bir Müslümanın burnu kanamasından üzüntü duyma vardır. Ümmet olma bilincinde aç, açık ve yokluk olan, Müslümanı görünce ızdırab duyma vardır, yardıma koşma vardır. Ümmet olma bilincinde mağdur olan Müslüman kardeşi nerede olursa olsun ona koşma vardır. Ümmet olma bilincinde dayatmalara, işkencelere, zorluklara, tecavüze uğrayan bir kardeşini görünce ona bir şekilde yardıma koşma vardır. Ümmeti olan kişinin de kendi çıkarları değil, inancın çıkarlarını ön plana çıkarma vardır.Tercihlerinde Müslümanlar vardır,Muhammed ümmeti vardır.Her şey bir yana, savunduğumuz değerlerle yaşadığımız hayatın birbiriyle uzlaşması vardır.Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan ayı, İslam alemi için hayırlara vesile olur inşaallah…
Sermedkadir…